So we beat on, boats against the current, borne back ceaselessly into the past.
“Yarım kalmış, tamamlanamamış, tamamlanma ihtimali varken yarım kalmış olan her şeye karşı kırgınlık duyuyorum.”
birine muhtaçmış gibi hissetmeye başladığımda aklıma bitki olmadığımı getiriyorum ne içine hapsolacağım bi toprağa ne de yeşermek için suya ihtiyacım var. ben sadece nefes alabilmek istiyorum. bunu da benden başka kimse sağlayamaz.

